Yapay Zeka & (Muhakeme)
Ürün tasarımına ilişkin iyi uygulamaları ve tecrübelere dayanan öğrenimleri konuştuğumuz serinin yeni bölümünde, masada tasarım sürecinde bolca unutulan bir mesele var.
Sevim, herkesin “bir şeyler” inşa edebildiği bir ortamda muhakeme etmenin neden giderek daha da ayırt edici bir beceri haline geldiğini anlatıyor.
Başlarken
Yapay zekanın yükselişiyle neredeyse her tartışmada karşımıza çıkan bir kavram var: muhakeme. Günlük dilde “insana özgü dokunuş”, “insan yargısı”, “karar verme yeteneği” gibi kelimelerle ifade edilmeye çalışılsa da, muhakeme aslında hem felsefe hem de hukuk alanında merkezi bir yere sahip olan, çok daha eski ve kapsamlı bir kavram.
Nereden Geliyor?
Kelime kökeni Arapça hukm yani hükmetmekten gelen muhakemenin TDK karşılığı; “akıl yürütme, yargılama, değerlendirme” olarak geçiyor. Farklı bir kaynakta ise “bir konuyu dikkatle inceleme, akıl süzgecinden geçirerek karar verme” şeklinde açıklanıyor. Yani muhakeme aslında sadece yargılama yeteneğini değil, yargıya ulaşma sürecini de kapsıyor. Bu süreç ise doğru soruları sormak, doğru sorunu çerçevelemek, doğru bağlamda değerlendirmek gibi farklı becerileri gerektiriyor.
Ne İşimize Yarayacak?
Daha geniş kitlelerin teknolojiye ve veriye erişebilmesiyle birlikte herkesin “çok üretken” hale geldiği bu dönemde ise muhakeme, çok daha kritik bir beceri haline geldi. Peki, insanın muhakeme yeteneği neden günümüzde daha kritik? Bu yazıda muhakemeyi; birbirini sürekli besleyen 3 temel bileşeniyle ele alarak bu soruyu cevaplamaya çalışacağım.
Muhakemenin Bileşenleri
1. Farkındalık
Yapay zeka işlerimizi yüksek oranda hızlandırdı. Tasarım dünyasından örnek verecek olursak; yapay zeka ile hızlıca herhangi bir soruna yönelik bir tasarım önerisi sunabilir, hatta tamamen kendi başınıza temelde çalışır bir ürün bile geliştirebilirsiniz. Ancak en başta farkettiğimiz problem ne? Bu ürün gerçek bir problemi çözüyor mu? Hangi niyeti gerçekleştiriyor? İşte bunun cevabı muhakeme yeteneğinize bağlı.
2. Değerlendirme
Şu anda üzerine çok düşünmeden basitçe bir prompt yazsanız bile, yapay zekânın size birçok çıktı vereceğini ya da çözümler sunacağını biliyorsunuz. Ancak bu çözümler gerçekte geliştirilebilir mi? Ne kadar efor gerektirir? Kullanıcılarınız için düşündüğünüzde mantıklı mı? Bu noktada kararı sizin vermeniz gerekir.
3. Sorumluluk
Bundan yaklaşık elli yıl önce IBM, “Bilgisayarlar sorumlu tutulamaz” notunu tarihe düştü. Yapay zeka kodlar, metinler, tasarımlar, hukuki belgeler gibi çıktılar üretse de hatalar yapabilir. Peki yapay zeka hata yaptığında sorumluluğu insandan başka üstlenebilecek biri var mı? Maalesef yok. Her işi yapay zekaya devredebileceğimiz yanılgısına kapılsak da, sorumluluğu o kadar kolay devredebilecek miyiz?
Peki ya “Farkındalık” olmazsa:
Juicero, yine markaya ait paketlerde satılan çiğ meyve sebzeleri presleyerek taze meyve suyu elde etmenizi sağlayan bir meyve sıkacağıydı. Büyük yatırımcılardan milyon dolarlarca yatırım toplayan bu ürün, başlangıçta 699 dolardan satışa sunulmuştu. Ancak bir anda cihazı test eden bir video yayınladı.Poşetleri elle sıkıp cihazla karşılaştırdılar ve neredeyse aynı sürede aynı verimi aldıklarını gösterdiler. Bunun ardından video hızla yayıldı, satın almış kullanıcılar iadelerini talep etmeye başladı. Hemen fiyatta indirimler yapıldı, CEO Doug Evans cihazın elle sıkmaktan daha hijyenik olduğunu savunmaya çalışsa da ikna edici olmadı ve videodan yalnızca 5 ay sonra şirket faaliyetlerini tamamen durdurdu. Bu farkındalık eksikliği yapay zeka çağında sıkça tekrarlanmaya devam ediyor. Çünkü üretebilmek ile neden ürettiğini bilmek arasındaki farkı anlamamızı sağlayan şey teknoloji değil, muhakeme yeteneğimiz.
“Değerlendirmeden” Karar Almak:
Grammarly “Uzman Görüşü” adlı bir özellik duyurmuştu. Bu özellik; kullanıcıların yazdığı yazı hakkında ünlü bir yazar veya akademisyenden geliyormuş gibi geri bildirim sunan bir yapay zeka destekli bir özellikti. İnsanlar durumu fark ettiklerinde özellikle hayatta olan yazarlar bu durumdan şikayetçi oldu ve platforma karşı dava girişimleri başladı. Kaynaklara göre sunulanlar yazarların gerçekte söyleyeceklerinden çok daha farklıydı ve bu özelliğe olan ilgi de çok düşük orandaydı. Öyle ki, bir kullanıcının bunu keşfetmesi aylar almıştı. Kullanıcıların ya da yazarların herhangi bir problemini çözmeyen bu özellik, davalar söz konusu olduktan sonra kaldırıldı ve arka arkaya açıklamalar yapıldı, ancak konu hala konuşulmaya devam ediyor. Grammarly CEO’su bir röportajında açıkça karar alma sürecinde gereken zamanı ayırmadıklarını itiraf etti. Muhakemenin; ne kadar hızlı çıktı üretildiğine değil, çıktıların nasıl değerlendirildiğine bağlı olduğunu anlatan çarpıcı bir örnek.
İş “Sorumluluk” Almaya Geldiğinde:
Amazon 2014’te otomatik bir işe alım sistemi geliştirmeye başladı. Amaç, gelen özgeçmişleri bir ile beş yıldız arasında puanlamak ve en iyi adayları otomatik olarak seçmekti. Ancak bir sorun vardı; sistem son 10 yıl içinde işe alınan kişilerin özgeçmişleri ile eğitilmişti ve çoğunluğu erkeklerden oluşuyordu.Sonuç olarak kadınlar sistem tarafından eleniyordu. Amazon sonradan düzeltmeler yapsa da, sistem 2017’de kapatıldı. Çünkü yöneticiler sisteme olan güvenini kaybetmişti. İşler ters gittiğinde de sorumluluğu kabullenmek durumunda kaldılar.
Peki, muhakeme Edebilmek ne kazandırır?
Öncelikle “5 dakikada sıfırdan design sistem kurdum”, “1 günde uygulama yaptım” gibi içerikler gördüğünüzde geride kalma hissi yaşamazsınız.
Yapay zeka şirketi yöneticilerinin düzenli olarak yayınlattığı “o kadar güçlü ki yayınlamaya korkuyoruz” haberlerine kanmazsınız.
Sadece kısa bir chatgpt yazışması ile oluşturduğunuz yazıları kanaat önderi gibi LinkedIn’de paylaşmazsınız ya da bunlardan bülten oluşturup kontrol bile etmeden üyelerinize göndermezsiniz :)
Araştırmaya üşendiğiniz zaman herhangi bir yapay zekanın verdiği araştırma kaynağını kontrol etmeden paylaşmazsınız.
Doğru problemi doğru şekilde çözmeye çalışırsınız, yapay zekayı da bu bağlamda kullanmayı öğrenirsiniz.
Her gün yeni bir yapay zeka aracının yayınlandığı bu dönemde yön duygunuzu kaybetmeden ilerlemeye devam edebilirsiniz.
İşin Özü
Neyi çözmek istediğimizi bilerek, doğru değerlendirmeler yaparak ve tüm bu sürecin sorumluluğunu üstlenerek muhakeme yeteneğimizi güçlendirebilir; ancak bu şekilde ayakta kalabiliriz.
Tabii ki muhakemenin üzerine çalışılması, bolca pratik edilmesi ve sıklıkla geliştirilmesi gereken bir yetenek olduğunu unutmamak kaydıyla. Hepimize daha az “hype”lı, bol muhakemeli günler diliyorum.
Görüşmek üzere!
