Söyleşi serimizin bu bölümünde, alanda iz bırakmış, ürettiklerini keyifle takip ettiğimiz bir başka isimle karşınızdayız. Konuğumuz Anna Efimenko.
Seni tanıyalım
On yılı aşkın süredir start-up’larda, kurumsal şirketlerde (Booking.com, Trainline ve şu an Deutsche Telekom) ve topluluk organizasyonlarında (UXinsight) çalışıyorum. Şu sıralar araştırmanın etkisini büyüten sistemler kurmaya ve bu işi yapış şeklimizi yukarı taşımaya odaklanıyorum. Ayrıca etkinlik moderatörlüğü, yazarlık ve konuşmacılıkla topluluğa katkı sağlamayı da çok seviyorum.
Alana nasıl girdin? Yolculuğun nasıl ilerledi?
Gazetecilik, video ve fotoğraf merakıyla başlayan yolculuğum Medya & İletişim lisansıyla devam etti. İlk defa Kullanıcı Odaklı Tasarım dersinde işin Araştırma ayağıyla tesadüfen tanıştım. O an aradığım şeyi bulduğumu anladım; devamında yolum Booking.com’a çıktı ve burada harika isimlerle çalışma fırsatı buldum. Zamanla odağım mentörlük, strateji ve araştırmayı kurum içinde etkin kılmaya evrildi.
Yaptığın işte en çok keyif aldığın şeyler neler?
Beni bu alana çeken şey ürünleri ve hizmetleri insan odaklı hale getirme fikriydi. Bugünse daha çok karmaşık insan davranışlarına temas eden modeller, yapılar kurmakla uğraşıyorum ve bu çok keyifli. Farklı içgörü fonksiyonlarını (araştırma, veri bilimi, müşteri hizmetleri, marka) tek potada, 360 derecelik bir perspektifle ele almak ana tutkum. Ayrıca operasyon ve sistemlerle ilgili her şeyi seviyor, diğer araştırma profesyonellerinin gelişimine yardımcı olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.
Tasarım sürecini nasıl görüyorsun?
Başarının yarısı net hedeflerden ve doğru önceliklendirmeden; diğer yarısı ise riskler, varsayımlar ve güven seviyelerini gözeten ekipler arası açık bir hizalanmadan geçiyor. Süreçler firmaya göre farklılaşıyor ve AI ile hızla değişiyor. Tek bir sihirli formül yok. Organizasyonun dinamiklerini, bilginin nasıl aktığını ve kararların nasıl alındığını anlayıp işi ele alış şeklini buna göre yapılandırmak başarının sırrı.
Kariyerinin başındakilere tavsiyelerin neler olurdu?
Sektör bugün benim başladığım döneme kıyasla çok daha zorlu. Net formüllerim olmasa da, şu an en erişilebilir giriş yolu şirket içinde başka bir rolden araştırmaya yatay geçiş yapmak gibi duruyor. Kalbiniz araştırmadan yanaysa, işi bizzat pratik ederek pişin. Temel saha deneyimi olmadan, AI destekli araştırma sistemlerinin kalitesini ölçmek de standartlarını belirlemek de çok zor.
Kariyerinde öğrendiğin en önemli ders neydi?
Benim aldığım en önemli ders her savaşa girmemeyi öğrenmek oldu. Zamanla neyi önceliklendireceğimi, neyi devredeceğimi ve neyi akışına bırakacağımı kavradım. Bir de henüz ham olan fikirleri erkenden masaya yatırmanın gücünü gördüm. Paydaşlara üzerinde tartışabilecekleri tek bir slayt bile sunmak, tek başına çalışmaktan çok daha hızlı sonuç veriyor.
Kariyerinde en çok gurur duyduğun an?
Müşteri hizmetlerinde, temel KPI’ları değiştiren ve Ürün ile Destek ekipleri arasındaki mesafeyi kapatan bir araştırmaya liderlik etmekti. Bu proje; tanımların, ölçümlerin, çerçevelerin geliştirilmesi ve Veri Bilimi ile kurulan güçlü bir ortaklık sayesinde geleneksel pratiklerin sınırlarını zorladı. Benim için özel bir andı. Çünkü kanıksanmış şeyleri sorgulamanın ve kurumsal değişimi tetikleyen içgörüleri proaktif olarak sunmanın etkisini gösterdi.
Bu aralar neleri mesele ediniyorsun? Hedeflerin neler?
Bu dönem ana odağım içgörü liderliği. Yakın zamanda yeni bir role başladım ve CX (Müşteri Deneyimi) fonksiyonunun gelişimine katkıda bulunacağım için heyecanlıyım. Amacım araştırma fonksiyonunu, müşteri anlayışının kalıcı olmasını ve tüm organizasyonda ölçeklenmesini sağlayan bir sisteme dönüştürmek. Bununla birlikte de toplulukla etkileşimde kalmayı, konuşmalar ve içeriklerle katkı sunmayı sürdürmeyi hedefliyorum :)
