MIŞ GİBİ YAPMAMAK: KULLANICI ARAŞTIRMASI

Şimdi bir yanda bildiğimiz, tutkuyla bağlı olduğumuz ürün geliştirme sürecine referans olan içgörüleri sunup “anlamlı kararlar almaya kapı açan araştırmalar”; diğer yanda da bunun cosplay versiyonu, “Dostlar alışverişte görsün” misali yapılan, etkiden yoksun “öylesine” yapılan araştırmalar.

Kıymetli Dostlarım:
Bu içerikte bulunduğu kurumda sinsi bir virüs gibi yayılan öylesine araştırma pratiklerinin neye benzediğini inceleyeceğiz. Sonrasında da bu işi hakkıyla yapmak için nelere kafa yormanın şart olduğunu derinleştireceğiz.

Temelde araştırmaların masaya getirdiği değer gayet net: Kullanıcı, ürün ve bağlam arasındaki ilişkiyi tanımlayıp doğru ürünü, doğru şekilde inşa etmeye kapı açan içgörüler sunmak. Ama bu işi de hakkıyla yapmak, belli seviyede odak, farkındalık, efor ve muhakeme refleksi gerektiriyor. Bunlar olmadığında herhangi bir kapı açmayan, “öylesine” yapılan araştırmalarla karşılaşmak da çok yüksek bir olasılık. Şimdi bir kurumda bu işin hakkıyla ele alınmadığını, işin özü “öylesine” yapıldığını gösteren indikatörleri birlikte inceleyelim.

İşin Hakkıyla Ele Alınmadığını Gösteren İndikatörler neler?

  1. Sokak röportajı tadında ilerleyen bol müdahaleli kullanıcı görüşmeleri yapmak.

  2. “Bu tasarım nasıl?” sorusu üzerine kurulu kullanılabilirlik testlerini önceliklendirmek.

  3. Derinlikten uzak moderatörsüz çalışmaları ana veri kaynağı olarak konumlandırmak.

  4. Akış sonu anketleri ve NPS’lerle her soruya cevap bulunabileceğine inanmak.

  5. İşin veri analizi ve içgörü üretme fazına dönük standartlara kafa yormamak.

  6. Çıktı aktarımından sonrasına dair hiçbir tanımlı plana/ yaklaşıma sahip olmamak.

  7. Araştırmayı yazılım testiyle karıştırıp bug listesi araştırma çıktıları hazırlamak.

  8. Katılımcı temini pratiklerini işletemeyip çalışanlar/ tanıdıkla araştırma yapmak.

Peki bunca garipliğin arkasında ne var?

Evet konu yine insanlara geliyor : ) Öncelikle kurumların karar alma mekanizmalarını insanların (hatta zaman zaman bir insanın) oluşturduğunu unutmamak gerekiyor. Çoğu kurumda (iyi bir niyetle) araştırmaların bir şekilde yararlı olacağı düşünülerek temeller atılıyor; ancak çoğu denklemde liderlerin ve karar alıcıların ana meseleyi tam da içselleştirememesi, süreci işi bilenlerle yürütmenin getirisini tam kavrayamaması işletilen pratiklerin sonuçsuz kalmasında çoğunlukla belirleyici.

İşi hakkını Vererek Yapmak İçin Neler Yapmalı?
Öncelikle araştırmanın ne olduğu ve ne sunduğu noktasında hizalanmak kritik. Araştırmanın doğru
ürünü inşa etmede, üretim sürecini her adımda veriyle yönlendirmede nasıl işlev sağladığını/ sağlayabileceğini içselleştirilmesine vesile olmak, potansiyel katkıyı görünür kılmak iyi bir başlangıç. Peki etki sunan araştırmalar için işe nereden başlamalı?

  • Araştırmaları üretim sürecine neden ve ne şekilde dahil etmek istediğinizi netleştirin. Araştırmanın doğru ürün için nasıl bir değer sunabileceğini iyice özümseyin.

  • Araştırmaların tasarım sürecine ne şekilde eklemlenebileceğine rehberlik edecek, neden bir şeyler test etmekten fazlası olduğunu görünür kılacak bir ekip kurmaya odaklanın.

  • Araştırmanın nasıl yürütüleceğini, süreçteki iş birliği ve üretim pratiklerinin nasıl işleyeceğini net ve tanımlı hale getirmeyi dert edinin. İçgörüden sonrasına özelikle kafa yorun.

  • Temel araştırma becerilerini, araştırmalara temas edecek, özellikle işin tasarım ve ürün yönetimi tarafındaki paydaşlara öğreterek araştırmanın benimsenmesini artırın.

  • Araştırma çıktılarının karara dönüşme sürecine detaylıca kafa yorun. Kuru sunumların ötesinde, edinimlerin nasıl önceliklendirileceğini/ tasarıma dönüştürüleceğini net ve tanımlı hale getirin.

  • Araştırmaların iş hedefleriyle ilişkisini kurmaya odaklanın. İçgörülerin ve bu içgörülere linkli tasarım aksiyonlarının getirisini somut ve görünür hale getirmeye odaklanın.


İşin özü:
Araştırma işini hakkıyla yapmanın yolu, kötü yaşlanmış framework’leri ısıtıp sunumlara eklemekten ve anlamsız rakamları başarı indikatörü olarak konumlamaktan geçmiyor. Bunun yerine, araştırmayı üretim sürecinde doğru yere, doğru şekilde konumlandırmaya, kurum hedefleriyle ilişkili “somut değer sunan” araştırmalar yapmaya ve işin operasyonel tarafında sürdürülebilir bir yapı kurmaya odaklanın. Sonrasında gerisi gelir.

MIŞ GİBİ YAPMAMAK: KULLANICI ARAŞTIRMASI

Şimdi bir yanda bildiğimiz, tutkuyla bağlı olduğumuz ürün geliştirme sürecine referans olan içgörüleri sunup “anlamlı kararlar almaya kapı açan araştırmalar”; diğer yanda da bunun cosplay versiyonu, “Dostlar alışverişte görsün” misali yapılan, etkiden yoksun “öylesine” yapılan araştırmalar.

Kıymetli Dostlarım:
Bu içerikte bulunduğu kurumda sinsi bir virüs gibi yayılan öylesine araştırma pratiklerinin neye benzediğini inceleyeceğiz. Sonrasında da bu işi hakkıyla yapmak için nelere kafa yormanın şart olduğunu derinleştireceğiz.

Temelde araştırmaların masaya getirdiği değer gayet net: Kullanıcı, ürün ve bağlam arasındaki ilişkiyi tanımlayıp doğru ürünü, doğru şekilde inşa etmeye kapı açan içgörüler sunmak. Ama bu işi de hakkıyla yapmak, belli seviyede odak, farkındalık, efor ve muhakeme refleksi gerektiriyor. Bunlar olmadığında herhangi bir kapı açmayan, “öylesine” yapılan araştırmalarla karşılaşmak da çok yüksek bir olasılık. Şimdi bir kurumda bu işin hakkıyla ele alınmadığını, işin özü “öylesine” yapıldığını gösteren indikatörleri birlikte inceleyelim.

İşin Hakkıyla Ele Alınmadığını Gösteren İndikatörler neler?

  1. Sokak röportajı tadında ilerleyen bol müdahaleli kullanıcı görüşmeleri yapmak.

  2. “Bu tasarım nasıl?” sorusu üzerine kurulu kullanılabilirlik testlerini önceliklendirmek.

  3. Derinlikten uzak moderatörsüz çalışmaları ana veri kaynağı olarak konumlandırmak.

  4. Akış sonu anketleri ve NPS’lerle her soruya cevap bulunabileceğine inanmak.

  5. İşin veri analizi ve içgörü üretme fazına dönük standartlara kafa yormamak.

  6. Çıktı aktarımından sonrasına dair hiçbir tanımlı plana/ yaklaşıma sahip olmamak.

  7. Araştırmayı yazılım testiyle karıştırıp bug listesi araştırma çıktıları hazırlamak.

  8. Katılımcı temini pratiklerini işletemeyip çalışanlar/ tanıdıkla araştırma yapmak.

Peki bunca garipliğin arkasında ne var?

Evet konu yine insanlara geliyor : ) Öncelikle kurumların karar alma mekanizmalarını insanların (hatta zaman zaman bir insanın) oluşturduğunu unutmamak gerekiyor. Çoğu kurumda (iyi bir niyetle) araştırmaların bir şekilde yararlı olacağı düşünülerek temeller atılıyor; ancak çoğu denklemde liderlerin ve karar alıcıların ana meseleyi tam da içselleştirememesi, süreci işi bilenlerle yürütmenin getirisini tam kavrayamaması işletilen pratiklerin sonuçsuz kalmasında çoğunlukla belirleyici.

İşi hakkını Vererek Yapmak İçin Neler Yapmalı?
Öncelikle araştırmanın ne olduğu ve ne sunduğu noktasında hizalanmak kritik. Araştırmanın doğru
ürünü inşa etmede, üretim sürecini her adımda veriyle yönlendirmede nasıl işlev sağladığını/ sağlayabileceğini içselleştirilmesine vesile olmak, potansiyel katkıyı görünür kılmak iyi bir başlangıç. Peki etki sunan araştırmalar için işe nereden başlamalı?

  • Araştırmaları üretim sürecine neden ve ne şekilde dahil etmek istediğinizi netleştirin. Araştırmanın doğru ürün için nasıl bir değer sunabileceğini iyice özümseyin.

  • Araştırmaların tasarım sürecine ne şekilde eklemlenebileceğine rehberlik edecek, neden bir şeyler test etmekten fazlası olduğunu görünür kılacak bir ekip kurmaya odaklanın.

  • Araştırmanın nasıl yürütüleceğini, süreçteki iş birliği ve üretim pratiklerinin nasıl işleyeceğini net ve tanımlı hale getirmeyi dert edinin. İçgörüden sonrasına özelikle kafa yorun.

  • Temel araştırma becerilerini, araştırmalara temas edecek, özellikle işin tasarım ve ürün yönetimi tarafındaki paydaşlara öğreterek araştırmanın benimsenmesini artırın.

  • Araştırma çıktılarının karara dönüşme sürecine detaylıca kafa yorun. Kuru sunumların ötesinde, edinimlerin nasıl önceliklendirileceğini/ tasarıma dönüştürüleceğini net ve tanımlı hale getirin.

  • Araştırmaların iş hedefleriyle ilişkisini kurmaya odaklanın. İçgörülerin ve bu içgörülere linkli tasarım aksiyonlarının getirisini somut ve görünür hale getirmeye odaklanın.


İşin özü:
Araştırma işini hakkıyla yapmanın yolu, kötü yaşlanmış framework’leri ısıtıp sunumlara eklemekten ve anlamsız rakamları başarı indikatörü olarak konumlamaktan geçmiyor. Bunun yerine, araştırmayı üretim sürecinde doğru yere, doğru şekilde konumlandırmaya, kurum hedefleriyle ilişkili “somut değer sunan” araştırmalar yapmaya ve işin operasyonel tarafında sürdürülebilir bir yapı kurmaya odaklanın. Sonrasında gerisi gelir.

Computer on desk with graphic tablet

Let's start your future project project project project right now!

Let's start your future project right now! Let's start your future project right now! Let's start your future project right now! Let's start your future project right now! your future project right now!your future project right now!

MIŞ GİBİ YAPMAMAK: KULLANICI ARAŞTIRMASI

Şimdi bir yanda bildiğimiz, tutkuyla bağlı olduğumuz ürün geliştirme sürecine referans olan içgörüleri sunup “anlamlı kararlar almaya kapı açan araştırmalar”; diğer yanda da bunun cosplay versiyonu, “Dostlar alışverişte görsün” misali yapılan, etkiden yoksun “öylesine” yapılan araştırmalar.

Kıymetli Dostlarım:
Bu içerikte bulunduğu kurumda sinsi bir virüs gibi yayılan öylesine araştırma pratiklerinin neye benzediğini inceleyeceğiz. Sonrasında da bu işi hakkıyla yapmak için nelere kafa yormanın şart olduğunu derinleştireceğiz.

Temelde araştırmaların masaya getirdiği değer gayet net: Kullanıcı, ürün ve bağlam arasındaki ilişkiyi tanımlayıp doğru ürünü, doğru şekilde inşa etmeye kapı açan içgörüler sunmak. Ama bu işi de hakkıyla yapmak, belli seviyede odak, farkındalık, efor ve muhakeme refleksi gerektiriyor. Bunlar olmadığında herhangi bir kapı açmayan, “öylesine” yapılan araştırmalarla karşılaşmak da çok yüksek bir olasılık. Şimdi bir kurumda bu işin hakkıyla ele alınmadığını, işin özü “öylesine” yapıldığını gösteren indikatörleri birlikte inceleyelim.

İşin Hakkıyla Ele Alınmadığını Gösteren İndikatörler neler?

  1. Sokak röportajı tadında ilerleyen bol müdahaleli kullanıcı görüşmeleri yapmak.

  2. “Bu tasarım nasıl?” sorusu üzerine kurulu kullanılabilirlik testlerini önceliklendirmek.

  3. Derinlikten uzak moderatörsüz çalışmaları ana veri kaynağı olarak konumlandırmak.

  4. Akış sonu anketleri ve NPS’lerle her soruya cevap bulunabileceğine inanmak.

  5. İşin veri analizi ve içgörü üretme fazına dönük standartlara kafa yormamak.

  6. Çıktı aktarımından sonrasına dair hiçbir tanımlı plana/ yaklaşıma sahip olmamak.

  7. Araştırmayı yazılım testiyle karıştırıp bug listesi araştırma çıktıları hazırlamak.

  8. Katılımcı temini pratiklerini işletemeyip çalışanlar/ tanıdıkla araştırma yapmak.

Peki bunca garipliğin arkasında ne var?

Evet konu yine insanlara geliyor : ) Öncelikle kurumların karar alma mekanizmalarını insanların (hatta zaman zaman bir insanın) oluşturduğunu unutmamak gerekiyor. Çoğu kurumda (iyi bir niyetle) araştırmaların bir şekilde yararlı olacağı düşünülerek temeller atılıyor; ancak çoğu denklemde liderlerin ve karar alıcıların ana meseleyi tam da içselleştirememesi, süreci işi bilenlerle yürütmenin getirisini tam kavrayamaması işletilen pratiklerin sonuçsuz kalmasında çoğunlukla belirleyici.

İşi hakkını Vererek Yapmak İçin Neler Yapmalı?
Öncelikle araştırmanın ne olduğu ve ne sunduğu noktasında hizalanmak kritik. Araştırmanın doğru
ürünü inşa etmede, üretim sürecini her adımda veriyle yönlendirmede nasıl işlev sağladığını/ sağlayabileceğini içselleştirilmesine vesile olmak, potansiyel katkıyı görünür kılmak iyi bir başlangıç. Peki etki sunan araştırmalar için işe nereden başlamalı?

  • Araştırmaları üretim sürecine neden ve ne şekilde dahil etmek istediğinizi netleştirin. Araştırmanın doğru ürün için nasıl bir değer sunabileceğini iyice özümseyin.

  • Araştırmaların tasarım sürecine ne şekilde eklemlenebileceğine rehberlik edecek, neden bir şeyler test etmekten fazlası olduğunu görünür kılacak bir ekip kurmaya odaklanın.

  • Araştırmanın nasıl yürütüleceğini, süreçteki iş birliği ve üretim pratiklerinin nasıl işleyeceğini net ve tanımlı hale getirmeyi dert edinin. İçgörüden sonrasına özelikle kafa yorun.

  • Temel araştırma becerilerini, araştırmalara temas edecek, özellikle işin tasarım ve ürün yönetimi tarafındaki paydaşlara öğreterek araştırmanın benimsenmesini artırın.

  • Araştırma çıktılarının karara dönüşme sürecine detaylıca kafa yorun. Kuru sunumların ötesinde, edinimlerin nasıl önceliklendirileceğini/ tasarıma dönüştürüleceğini net ve tanımlı hale getirin.

  • Araştırmaların iş hedefleriyle ilişkisini kurmaya odaklanın. İçgörülerin ve bu içgörülere linkli tasarım aksiyonlarının getirisini somut ve görünür hale getirmeye odaklanın.


İşin özü:
Araştırma işini hakkıyla yapmanın yolu, kötü yaşlanmış framework’leri ısıtıp sunumlara eklemekten ve anlamsız rakamları başarı indikatörü olarak konumlamaktan geçmiyor. Bunun yerine, araştırmayı üretim sürecinde doğru yere, doğru şekilde konumlandırmaya, kurum hedefleriyle ilişkili “somut değer sunan” araştırmalar yapmaya ve işin operasyonel tarafında sürdürülebilir bir yapı kurmaya odaklanın. Sonrasında gerisi gelir.

Computer on desk with graphic tablet

Let's start your future project project project project right now!

Let's start your future project right now! Let's start your future project right now! Let's start your future project right now! Let's start your future project right now! your future project right now!your future project right now!